Yalnızlık

Gece,
Pencerelere abanmış,
Bakıyor simsiyah gözlerile içeriye.
Uyumak istemiyorum korkumdan,
Korkusundan daha sonsuz karanlığın,
İstemiyorum, istemiyorıım uyumak!

El ayak çekilmiş, kapalı odalar.
Sevdiklerimin derinden derine
Nefeslerini duyuyor gibiyim,
Korkuyorum onlar için de!

Bir fısıltı, bir rüzgar fısıltısı var,
Bahçede, yaprakların arasında.
Bir an bunu dinlerken uyuyor gibiyim,
Bir an, o kadar!

Bırakın, hayaletler, bırakın,
Düşüneyim bu geceden başka şeyler!
Hayal bu ya!
Gençlik gibi, aşk gibi hatırlanan,
Amma bir ân, bir dakika,
O da yeter! 

Yalnızlık bazan deriyi,
Bazan
Eti sarar.
Yalnızlık! o, çok ileriyi,
Çok karanlığı, o sonsuzu
Düşünmek ruhu hırpalar.

Yalnızlık yağmur gibi sızar eşyalardan:
Elle tutulmaz bir cıvıklık içinde
Gölge yüzer, ışık yüzer odada.
Bu gece de öyle.
Yalnızlık, kör olası,
Ne kötü, ne yapışkan şey!
Korku gibi,
Uyku gibi, 
Böyle gecelerde! 

Halit Fahri Ozansoy