Yalnız geçen ömrün bir uykusuzluk gecesi, Çekmişken aynalar beni müthiş bir sorguya, Birdenbire kalbi titreten bir bülbül sesi, Dağ ardında doğan mehtap gibi vurdu suya. Mehtabın izinde gemiler geldi açıktan, Âşina sallanan mendillere koştum; yer yer Gür çemenler gibi fışkırıyor karanlıktan, Kökleri kurumuş sandığım o güzel günler.